vergeben
Çeviri
affetmek, vermek, tahsis etmek, dolu olmak
Örnekler
Ich kann ihm seine Lüge nicht vergeben.
Onun yalanını affedemem.
Der Preis wird jährlich vergeben.
Ödül her yıl verilir.
Dieser Sitzplatz ist leider schon vergeben.
Maalesef bu koltuk dolu.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-m)) ((et4)) (birine) (bir şeyi) affetmek Onun hatasını affedebilirim.
((et4)) ((an j-n)) (bir şeyi) (birine) vermek/tahsis etmek Sözleşme yeni bir şirkete verildi.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
`ver-` (uzaklaşma, tamamlama) ön eki + `geben` (vermek). Kelimenin tam anlamıyla 'verip kurtulmak', zamanla 'affetmek' veya 'tahsis etmek' anlamına gelmiştir.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'forgive' kelimesini düşünün. 'give' (geben) kısmı aynıdır. Öfkenizi 'verirsiniz', yani affedersiniz.