Verb

führen

yönetmek, liderlik etmek, rehberlik etmek, götürmek

Ich führe dich durch die Stadt.

Sana şehri gezdireceğim.

Sie führt ein erfolgreiches Unternehmen.

Başarılı bir şirket yönetiyor.

Wir führen ein interessantes Gespräch.

İlginç bir sohbet ediyoruz.

((j-n/et4)) birini/bir şeyi yönetmek/götürmek Kaptan gemiyi güvenli bir şekilde limana götürür.

((j-n)) ((durch+4)) birine bir yerden rehberlik etmek Sana müzede rehberlik edeceğim.

((bir konuşma)) ((mit+3)) biriyle bir konuşma yapmak Patronuyla bir konuşma yapıyor.

Eş anlamlılar: leiten (yönlendirmek), lenken (yön vermek); Zıt anlamlılar: folgen (takip etmek)

Eski Yüksek Almanca'daki 'fuoren' (gittirmek) kelimesinden gelir ve 'fahren' (gitmek, sürmek) ile ilgilidir. Kelimenin tam anlamı 'birini yola çıkarmak'tır.

Bir tur rehberinin turistlere şehri 'führen' (gezdirdiğini) veya bir şirket liderinin ekibini 'führen' (yönettiğini) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.