Verb

opfern

feda etmek, kurban etmek, bağışlamak

Er hat viel Zeit für das Projekt geopfert.

Proje için çok zaman feda etti.

Sie opferte ihre Karriere für die Familie.

Ailesi için kariyerini feda etti.

Die Soldaten haben ihr Leben geopfert.

Askerler hayatlarını feda ettiler.

((et4)) ((für+4)) bir şey için bir şeyi feda etmek Er opfert seine Freizeit für den Sport.

((j-m)) ((et4)) birine bir şeyi kurban etmek Sie opferten den Göttern ein Lamm.

hingeben (adamak), spenden (bağışlamak)

Latince 'operari' (çalışmak, etkilemek) kelimesinden gelir ve 'das Opfer' (kurban, fedakarlık) ismiyle ilişkilidir.

İngilizce 'offer' (teklif etmek, sunmak) kelimesine benzer. Bir amaç veya tanrı için bir şeyi 'sunarsınız', bu da bir fedakarlık şeklidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.