Verb

werkeln

tamirat yapmak, ufak tefek işler yapmak, uğraşmak

Er hat den ganzen Tag im Garten gewerkelt.

Bütün gün bahçede ufak tefek işler yaptı.

Am Wochenende wird am neuen Regal gewerkelt.

Hafta sonu yeni raf üzerinde çalışılacak.

Sie hat an ihrem alten Fahrrad gewerkelt.

Eski bisikletiyle uğraştı.

((geçişsiz)) uğraşmak Er werkelt im Garten.

((an+3)) bir şey üzerinde çalışmak Sie werkelt an einem alten Fahrrad.

Eş anlamlılar: basteln (el işi yapmak), tüfteln (üzerinde kafa yormak), heimwerken (kendin yap)

'Werk' (iş) ile ilgili bir fiil. Küçük, devam eden ve genellikle keyifli işleri ifade eder.

Evde küçük 'Werk' (işler) yapan birini hayal edin. Bu ağır bir iş değil, daha çok tamirat veya hobi projeleri gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.