Verb

heraus|nehmen

çıkarmak, almak, sökmek

Er hat das Buch aus dem Regal herausgenommen.

Kitabı raftan çıkardı.

Der Arzt muss den Splitter herausnehmen.

Doktor kıymığı çıkarmak zorunda.

Er nimmt sich das Recht heraus, zu widersprechen.

İtiraz etme hakkını kendinde buluyor.

((et4)) ((aus+3)) bir şeyi bir şeyin içinden çıkarmak Mektubu zarftan çıkardı.

sich3 ((et4)) bir şeyi yapma cüretini göstermek Her şeyi eleştirme hakkını kendinde buluyor.

Synonyms: entfernen (çıkarmak), rausholen (dışarı çıkarmak)

'heraus-' (dışarı) + 'nehmen' (almak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'dışarı almak'tır.

Bir şeyi bir kabın 'dışına almak' eylemini gözünüzde canlandırın. Bu, 'herausnehmen' kelimesinin tam karşılığıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.