hielt
Çeviri
tuttu, durdu, saydı, sözünü tuttu
Örnekler
Er hielt das Buch fest.
Kitabı sıkıca tuttu.
Der Bus hielt plötzlich an.
Otobüs aniden durdu.
Ich hielt ihn für einen Freund.
Onu bir arkadaş olarak görüyordum.
Er hielt sein Versprechen.
Sözünü tuttu.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) halten bir şeyi tutmak Elinde bardağı tuttu.
((bir şeyi)) ((olarak)) halten bir şeyi bir şey olarak görmek/saymak Bunu bir şaka olarak gördüm.
bir yerde+dat halten bir yerde durmak Tren istasyonda durdu.
((söz)) halten (söz) tutmak O her zaman sözünü tuttu.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'halten' (tutmak, durmak) fiilinin geçmiş zaman (Präteritum) hali. Eski Yüksek Almanca 'haltan' kelimesinden gelir ve İngilizce 'hold' ile kökteştir.
Hafıza İpuçları
İngilizce 'held' kelimesine çok benziyor. Birinin geçmişte bir şeyi 'tuttuğunu' (held) hayal edin.