erheben
Çeviri
kaldırmak, yükseltmek, tahsil etmek, dava açmak
Örnekler
Er erhebt seine Stimme.
Sesini yükseltiyor.
Der Staat erhebt Steuern.
Devlet vergi toplar.
Er erhebt sich von seinem Stuhl.
Sandalyeden kalkıyor.
Gegen das Urteil wurde Einspruch erhoben.
Karara itiraz edildi.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) bir şeyi kaldırmak Elini kaldırıyor.
sich ((erheben)) ayağa kalkmak Konuşmacı ayağa kalkıyor.
((et4)) ((gegen+4)) bir şeye karşı bir şeyde bulunmak Karara karşı itirazda bulunuyor.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'er-' ön eki (başlangıç veya tamamlanma belirtir) ve 'heben' (kaldırmak) kelimelerinden gelir. Resmi veya tam bir kaldırma eylemini ifade eder.
Hafıza İpuçları
'er-' ekinin, 'heben' (kaldırmak) gibi basit bir eylemi, sesini yükseltmek, vergi toplamak veya itirazda bulunmak gibi daha önemli bir şeye yükselttiğini düşünün.