verwickeln
Çeviri
karıştırmak, bulaştırmak, dolaştırmak
Örnekler
Er wurde in einen Skandal verwickelt.
Bir skandala karıştı.
Die Fäden haben sich verwickelt.
İplikler birbirine dolaştı.
Sie verwickelte ihn in ein Gespräch.
Onu bir sohbete dahil etti.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-n)) ((in et4)) (birini) (bir şeye) karıştırmak Beni kendi sorunlarına karıştırdı.
((sich)) ((in et4)) (bir şeye) karışmak Başkalarının işine karışma.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'ver-' ön eki (yanlış giden veya karmaşıklaşan bir şeyi belirtir) ve 'wickeln' (sarmak) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'yanlış sarmak' demektir.
Hafıza İpuçları
Bir yün yumağının ('Wickel') tamamen birbirine dolaştığını ('ver-') hayal edin. Bu, 'dolaştırmak' veya 'karıştırmak' anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.