unheimlich
Çeviri
tekinsiz, ürkütücü, esrarengiz, muazzam
Örnekler
Das alte Haus hat eine unheimliche Atmosphäre.
Eski evin tekinsiz bir atmosferi var.
Sie hat unheimlich viel Talent.
Onun muazzam bir yeteneği var.
Dilbilgisi Kalıpları
((niteleme sıfatı)) tekinsiz bir ... Bu, tekinsiz bir karşılaşmaydı. (Das war eine unheimliche Begegnung.)
((yüklem)) ... tekinsiz Ormandaki sessizlik tekinsizdi. (Die Stille im Wald war unheimlich.)
((zarf)) müthiş ... O, müthiş hızlı koştu. (Er rannte unheimlich schnell.)
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'un-' (olumsuzluk) + 'Heim' (yuva) + '-lich' (gibi) eklerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'yuva gibi olmayan', yani rahatsız edici ve yabancı hissettiren.
Hafıza İpuçları
'Yuva gibi olmayan' bir yer düşünün. Güvenli ve rahat hissettirmez, bu yüzden tekinsiz ve ürkütücüdür. İşte bu 'unheimlich' demektir.