veranlassen
Çeviri
sebep olmak, neden olmak, ayarlamak, teşvik etmek
Örnekler
Was hat dich dazu veranlasst?
Seni bunu yapmaya ne sevk etti?
Er veranlasste eine Untersuchung.
Bir soruşturma başlatılmasını sağladı.
Ich habe alles Nötige veranlasst.
Gerekli her şeyi ayarladım.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-n)) ((zu et3)) birini bir şey yapmaya teşvik etmek/sevketmek Seni bunu yapmaya ne sevk etti?
((et4)) bir şeye sebep olmak, bir şeyi ayarlamak Bir soruşturma başlatılmasını sağladı.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'ver-' ön eki (değişim veya tamamlama belirtir) + 'anlassen' (başlatmak). Kelimenin tam anlamıyla 'başlamasına neden olmak'.
Hafıza İpuçları
'ver-an-lassen' ifadesini 'bir şeyin yola çıkmasına izin vermek' olarak düşünün, bu da bir şeye neden olmak veya onu ayarlamak anlamına gelir.