Verb

verfolgen

takip etmek, kovalamak, izlemek, zulmetmek

Die Polizei verfolgt den Dieb.

Polis hırsızı takip ediyor.

Ich verfolge meine Ziele konsequent.

Hedeflerimi tutarlı bir şekilde takip ediyorum.

Sie verfolgt die Nachrichten im Fernsehen.

Televizyondaki haberleri takip ediyor.

((j-n/et4)) birini/bir şeyi takip etmek Polis faili takip ediyor.

((et4)) bir hedefi takip etmek Hırslı planlar takip ediyor.

Eş anlamlılar: kovalamak, izini sürmek; Zıt anlamlılar: kaçmak, kurtulmak

`ver-` (yoğunluk bildiren) öneki ve `folgen` (takip etmek) kelimesinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'yoğun bir şekilde takip etmek' demektir.

`ver-` ekinin, `folgen` (takip etmek) eylemini daha güçlü hale getirdiğini düşünün. Sadece takip etmek değil, bir polis kovalamacası gibi peşine düşmek.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.