Verb

verpflichten

zorunlu kılmak, mecbur etmek, yükümlü kılmak

Das Gesetz verpflichtet ihn zur Zahlung.

Yasa onu ödeme yapmakla yükümlü kılıyor.

Ich verpflichte mich zur Hilfe.

Yardım etmeyi taahhüt ediyorum.

Er ist ihr zu Dank verpflichtet.

Ona şükran borçludur.

((j-n)) ((zu et3)) verpflichten (birini) (bir şeye) mecbur etmek Yasa onu ödemeye mecbur ediyor.

sichAkk ((zu et3)) verpflichten (bir şeye) kendini adamak Kendimi gizliliğe adıyorum.

((j-m)) ((zu et3)) verpflichtet sein (birine) (bir şey için) minnettar olmak Size şükran borçluyum.

Eş anlamlılar: zwingen (zorlamak), nötigen (mecbur etmek); Zıt anlamlılar: befreien (özgür bırakmak)

'ver-' ön eki ve 'Pflicht' (görev) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamıyla 'birine bir görev yüklemek'.

Bunu bir 'Pflicht' (görev) verme eylemi olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.