Verb

vor|gehen

hareket etmek, ilerlemek, önlem almak, önden gitmek

Wir müssen planmäßig vorgehen.

Plana göre hareket etmeliyiz.

Die Polizei geht gegen die Täter vor.

Polis, faillere karşı önlem alıyor.

Was ist hier vorgegangen?

Burada ne oldu?

Meine Uhr geht vor.

Saatim ileri gidiyor.

((gegen j-n/et4)) birine/bir şeye karşı harekete geçmek Polis göstericilere karşı harekete geçiyor.

((adverbial)) (belirli bir şekilde) hareket etmek Dikkatli hareket etmeliyiz.

Eş anlamlılar: handeln, agieren; Zıt anlamlılar: abwarten, zögern

`vor-` (ön, ileri) ön eki + `gehen` (gitmek). Kelimenin tam anlamıyla 'önden gitmek'.

Birinin yol göstermek veya bir eyleme başlamak için diğerlerinin 'önünden gittiğini' (vor-gehen) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.