Adverb

zugrunde

temel olarak, mahvolmuş

Dem Vertrag liegt ein Fehler zugrunde.

Sözleşme bir hataya dayanıyor.

Das alte Schiff ist zugrunde gegangen.

Eski gemi battı.

Er hat seine Gesundheit zugrunde gerichtet.

Sağlığını mahvetti.

((et3)) zugrunde liegen bir şeyin temelini oluşturmak. Planın temelinde iyi bir fikir yatıyor.

zugrunde gehen mahvolmak, batmak. Şirket battı.

((et4)) zugrunde richten bir şeyi mahvetmek. Şirketi mahvetti.

basieren auf (-e dayanmak), zerstören (yok etmek)

'zu' (yönelme) ve 'Grund' (temel, zemin) kelimesinin ismin -e hali olan 'Grunde'den gelir. Kelimenin tam anlamı 'temele'.

'Temele' ifadesi, bir şeyin temeli olmak ('zugrunde liegen') ya da temelden yıkılmak ('zugrunde gehen') gibi iki anlamı çağrıştırabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.