Nomen

die Gunst

lütuf, iltifat, kayra, gözde olma

Er gewann die Gunst des Publikums.

Seyircinin beğenisini kazandı.

Sie nutzte die Gunst der Stunde.

Anın lütfunu kullandı.

Er steht hoch in ihrer Gunst.

Onun gözünde yüksek bir yeri var.

die Gunst ((j-s)) gewinnen/erlangen ((birinin2)) lütfunu/beğenisini kazanmak Patronun beğenisini kazanmak istiyor.

in ((j-s)) Gunst stehen ((birinin2)) gözdesi olmak Yeni çalışan patronun gözdesi.

die Gunst der Stunde nutzen fırsatı değerlendirmek Fırsatı değerlendirmeliyiz.

Eş anlamlılar: Wohlwollen, Zuneigung; Zıt anlamlılar: Ungunst, Missgunst

Orta Yüksek Almanca 'gunst' kelimesinden gelir, 'gönnen' (çok görmemek, layık görmek) ile ilgilidir.

'Gönnen' (layık görmek) fiilini düşünün. Birine bir şeyi layık gördüğünüzde, ona 'Gunst' (lütuf) göstermiş olursunuz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.