Nomen

das Versehen

yanlışlık, hata, dalgınlık

Es war nur ein Versehen.

Sadece bir yanlışlıktı.

Aus Versehen habe ich das falsche Glas genommen.

Yanlışlıkla yanlış bardağı aldım.

Dieses Versehen hätte schlimme Folgen haben können.

Bu hata ciddi sonuçlara yol açabilirdi.

aus Versehen yanlışlıkla Yanlışlıkla şeker yerine tuzu aldım.

Eş anlamlılar: der Fehler (hata), der Irrtum (yanılgı); Zıt anlamlılar: die Absicht (niyet), der Vorsatz (kasıt)

'hata yapmak' anlamına gelen 'sich versehen' fiilinden gelir. 'ver-' genellikle yanlış giden bir şeyi ifade eder ve 'sehen' 'görmek' demektir. Yani 'yanlış görmek'.

Bir şeyi yanlış ('ver-') gördüğünüzü ('sehen') ve bunun bir hataya yol açtığını düşünün. 'aus Versehen' (yanlışlıkla) ifadesi çok yaygındır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.