Verb

auf|fordern

talep etmek, istemek, çağırmak

Er fordert sie zum Tanzen auf.

Onu dansa davet ediyor.

Die Polizei fordert die Bürger auf, zu Hause zu bleiben.

Polis vatandaşları evde kalmaya çağırıyor.

((j-n)) ((zu et3)) birini bir şeye davet etmek Er fordert sie zum Tanzen auf.

((j-n)) ((auf)), ((et4 zu tun)) birinden bir şey yapmasını istemek Die Polizei fordert die Bürger auf, zu Hause zu bleiben.

Eş anlamlılar: bitten (rica etmek), verlangen (istemek); Zıt anlamlılar: verbieten (yasaklamak), untersagen (men etmek)

'auf-' (üzerine, yukarı) ve 'fordern' (talep etmek) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla birinden bir şey 'talep etmek' anlamına gelir ve resmi bir istek veya teşviki ifade eder.

Bir hakemin sahada 'auf' (üzerinde) durup bir oyuncudan bir şey yapmasını 'fordern' (talep ettiğini) hayal edin. Bu, güçlü bir istek anlamını taşır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.