Verb

erschweren

zorlaştırmak, güçleştirmek, ağırlaştırmak

Der Nebel erschwert die Sicht.

Sis görüşü zorlaştırıyor.

Das erschwert die Situation erheblich.

Bu durumu önemli ölçüde zorlaştırıyor.

Er wollte mir die Arbeit erschweren.

İşimi zorlaştırmak istedi.

((bir şeyi)) zorlaştırmak Kötü hava koşulları durumu erschwerte.

((birine)) ((bir şeyi)) zorlaştırmak Bana işi zorlaştırdı.

komplike etmek (komplizieren), engellemek (behindern); Zıt anlamlılar: kolaylaştırmak (erleichtern)

'er-' (durum değişikliği bildiren ön ek) + 'schwer' (ağır, zor). Kelimenin tam anlamıyla 'zorlaştırmak'.

Bir göreve ağırlık ('schwer') ekleyerek onu daha zor hale getirdiğinizi ('er-') düşünün. Zıttı 'erleichtern' (hafifletmek/kolaylaştırmak).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.