Verb

packen

paketlemek, bavul hazırlamak, yakalamak, sarmak

Ich muss noch meinen Koffer packen.

Hâlâ bavulumu hazırlamam gerekiyor.

Er packte mich am Arm.

Beni kolumdan yakaladı.

Der Film hat mich total gepackt.

Film beni tamamen sardı.

Wir haben es gepackt!

Başardık!

((et4)) bir şeyi paketlemek O, çantasını hazırlıyor.

((j-n)) ((an+3)) birini bir yerinden yakalamak Anne çocuğu elinden yakaladı.

((j-n)) birini sarmak/etkilemek Hikaye beni sardı.

Eş anlamlılar: einpacken (paketlemek için); greifen (yakalamak için)

İngilizce 'pack' kelimesiyle ilgilidir. Her ikisi de muhtemelen Orta Hollandaca veya Orta Aşağı Almanca bir kökten gelmektedir.

Bir çantayı 'packen' (hazırladığınızı) hayal edin. Aynı kelime bir şeyi 'packen' (yakalamak) için de kullanılır, sanki elinize paketliyormuşsunuz gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.