Verb

platzen

patlamak, infilak etmek, başarısız olmak

Der Luftballon ist geplatzt.

Balon patladı.

Der Deal ist leider geplatzt.

Maalesef anlaşma suya düştü.

Ich platze gleich vor Wut.

Öfkeden patlamak üzereyim.

patlamak Lastik patladı. Der Reifen ist geplatzt.

((vor+3)) (...den) patlamak Neredeyse kıskançlıktan patlıyordu. Sie platzte fast vor Neid.

Eş anlamlılar: bersten, explodieren; Zıt anlamlılar: halten (tutmak), zusammenbleiben (bir arada kalmak)

Orta Yüksek Almanca 'platzen' kelimesinden gelir, patlama sesini taklit eden yansıma bir kelimedir.

Bir tabağın ('Platte') düşüp 'patladığını' ('platzen') hayal edin. Kelimenin sesi patlama sesine benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.