knüpfen
Çeviri
düğümlemek, bağlamak, (ilişki) kurmak
Örnekler
Er knüpfte die Schnürsenkel.
Ayakkabı bağcıklarını bağladı.
Sie knüpfte neue Kontakte auf der Konferenz.
Konferansta yeni bağlantılar kurdu.
Er knüpfte große Hoffnungen an das Projekt.
Projeye büyük umutlar bağladı.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) ((düğümlemek)) bir şeyi düğümlemek Bir düğüm attı.
((bağlantılar)) ((kurmak)) bağlantılar kurmak Yeni bağlantılar kurdu.
((umutlar)) ((bir şeye bağlamak)) bir şeye umut bağlamak Projeye büyük umutlar bağladı.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski Yüksek Almanca'da 'düğüm yapmak' anlamına gelen 'knupfen' kelimesinden gelir. İngilizce 'knot' ile ilgilidir.
Hafıza İpuçları
'Knoten' (düğüm) kelimesini düşünün. Hem kelimenin tam anlamıyla (ayakkabı bağcığı) hem de mecazi olarak (arkadaşlıklar, bağlantılar) bir düğüm atmayı hayal edin.