Adjektiv

lästig

rahatsız edici, sıkıcı, sinir bozucu, zahmetli

Diese Mücke ist sehr lästig.

Bu sivrisinek çok rahatsız edici.

Es ist lästig, immer warten zu müssen.

Sürekli beklemek zorunda olmak can sıkıcı.

Er fällt seinen Eltern zur Last.

Ailesine yük oluyor.

((bir şey)) rahatsız edici olmak Sıcak rahatsız edici. Die Hitze ist lästig.

((j-m)) lästig sein ((birine)) rahatsızlık vermek Beni rahatsız etme! Sei mir nicht lästig!

Es ist lästig, ((zu+Infinitiv)) ... yapmak can sıkıcı Otobüsü beklemek can sıkıcı. Es ist lästig, auf den Bus zu warten.

Eş anlamlılar: nervig, störend; Zıt anlamlılar: angenehm, willkommen

'die Last' (yük, külfet) + '-ig' (sıfat eki) kelimesinden türemiştir. Yük olan bir şeyi tanımlar.

Taşımanız gereken ağır bir 'Last' (yük) düşünün; bu 'lästig' (rahatsız edici) bir durumdur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.