Verb

passen

uymak, yakışmak, uygun olmak, pas geçmek

Die Schuhe passen mir perfekt.

Ayakkabılar bana tam uyuyor.

Der Termin morgen passt mir gut.

Yarınki randevu bana çok uygun.

Rot passt nicht zu Grün.

Kırmızı yeşile uymaz.

Im Kartenspiel musste er passen.

Kart oyununda pas geçmek zorunda kaldı.

((j-m)) ((birine)) uymak Ceket sana iyi uyuyor. (Die Jacke passt dir gut.)

((j-m)) ((birine)) uygun olmak Saat üç sana uyar mı? (Passt es dir um drei Uhr?)

((zu+3)) ((bir şeye)) uymak Kravatın gömleğine iyi uyuyor. (Deine Krawatte passt gut zu deinem Hemd.)

Eş anlamlılar: stehen (yakışmak), geeignet sein (uygun olmak)

Eski Fransızca 'passer' (geçmek) kelimesinden gelir. Bir şeyin boyut veya uygunluk testini 'geçmesi' fikrine dayanır.

Bir anahtarın bir kilitten 'geçtiğini' düşünün; yani 'uyar'. Veya bir oyunda sıranızı 'pas geçersiniz'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.