prägend
Çeviri
şekillendirici, etkili, belirleyici
Örnekler
Das war eine prägende Erfahrung für mich.
Bu benim için şekillendirici bir deneyimdi.
Er ist eine prägende Figur der modernen Kunst.
Modern sanatta etkili bir figürdür.
Dilbilgisi Kalıpları
((prägend für+4)) (biri/bir şey) için şekillendirici olmak Çocukluk, tüm yaşam için şekillendiricidir.
((belirleyici bir an)) belirleyici bir an Bu, kariyerinde belirleyici bir andı.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'prägen' (madeni para basmak, damgalamak) fiilinin sıfat-fiil halidir. Bir şeyin bir kişi üzerinde kalıcı bir 'iz' bıraktığı fikrine dayanır.
Hafıza İpuçları
Kalıcı bir iz bırakan bir baskı makinesi ('prägen') düşünün. 'Prägende Erfahrung' (şekillendirici deneyim), karakterinizde kalıcı bir iz bırakan bir deneyimdir.