Nomen

der Anstoß

başlama vuruşu, teşvik, sebep, gücenme

Der Anstoß des Spiels ist um 15:30 Uhr.

Maçın başlama vuruşu saat 15:30'da.

Er gab den Anstoß für das neue Projekt.

Yeni proje için teşviki o verdi.

Ich nehme keinen Anstoß an seinen Worten.

Onun sözlerine gücenmiyorum.

((bir şeye.dat)) ivme kazandırmak den Anstoß zu ((et3)) geben Reforma ivme kazandırdı. Er gab der Reform den Anstoß.

((bir şeye.dat)) gücenmek Anstoß an ((et3)) nehmen Onun yorumuna gücendi. Sie nahm Anstoß an seiner Bemerkung.

Eş anlamlılar: Beginn (başlangıç), Impuls (dürtü), Initiative (girişim), Ärgernis (sıkıntı)

'an' (üzerine/doğru) + 'stoßen' (itmek) kelimelerinden türemiştir. Kelimenin tam anlamıyla bir şeyi başlatmak için 'bir itme'.

Futboldaki 'başlama vuruşunu' düşünün, buna 'Anstoß' denir. Bu, 'başlangıç' veya 'teşvik' anlamıyla bağlantı kurar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.