Verb

vertreten

temsil etmek, yerine bakmak, savunmak (bir görüşü)

Der Anwalt vertritt seinen Mandanten.

Avukat müvekkilini temsil ediyor.

Ich vertrete heute meinen kranken Kollegen.

Bugün hasta olan meslektaşımın yerine bakıyorum.

Er vertritt eine klare Meinung dazu.

Bu konuda net bir görüşü savunuyor.

((j-n/et4)) temsil etmek birini/bir şeyi temsil etmek Avukat müvekkilini temsil ediyor.

((bir görüşü)) savunmak bir görüşü savunmak O, net bir görüşü savunuyor.

Eş anlamlılar: repräsentieren, einstehen für; Zıt anlamlılar: im Stich lassen (yüzüstü bırakmak)

`ver-` ön eki ve `treten` (basmak, adım atmak) fiilinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'biri için adım atmak', bu da temsil etmek veya yerine geçmek anlamına gelir.

Birini 'temsil etmek' (`vertreten`) için onun yerine 'adım attığınızı' (`treten`) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.