Nomen

die Eitelkeit

kibir, boş gurur, gösteriş merakı

Seine Eitelkeit kennt keine Grenzen.

Kibri sınır tanımıyor.

Sie schminkt sich aus reiner Eitelkeit.

Sırf kibirden makyaj yapıyor.

Seine verletzte Eitelkeit war offensichtlich.

İncinen gururu barizdi.

sırf kibirden ((bir şeyi)) yapmak aus ((reiner)) Eitelkeit ((et4)) tun Bunu sırf kibirden yapıyor. Sie tut es aus reiner Eitelkeit.

((birinin)) kibrini incitmek ((j-s)) Eitelkeit verletzen Bu onun kibrini incitti. Das hat seine Eitelkeit verletzt.

Eşanlamlılar: Einbildung (kuruntu), Hochmut (kibir); Karşıtanlamlılar: Bescheidenheit (alçakgönüllülük), Demut (tevazu)

'eitel' (kibirli, boş) sıfatından ve soyut isimler yapan '-keit' ekinden türetilmiştir.

'Eitel' kelimesi Türkçe'deki 'atıl' kelimesine benziyor. Atıl birinin sadece aynaya bakıp kendini beğenmesi kibir göstergesidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.