Verb

geraten

düşmek (bir duruma), olmak, sonuçlanmak, benzemek

Er ist in Schwierigkeiten geraten.

Başı belaya girdi.

Der Kuchen ist gut geraten.

Kek güzel oldu.

Das Kind ist nach dem Vater geraten.

Çocuk babasına çekmiş.

in+4 geraten bir şeye düşmek Paniğe kapıldı. (Er ist in Panik geraten.)

j-m gut/schlecht geraten birisi için iyi/kötü sonuçlanmak Deneme onun için iyi sonuçlandı. (Der Versuch ist ihm gut geraten.)

nach+3 geraten birisine benzemek Tıpkı teyzesine çekmiş. (Sie ist ganz nach ihrer Tante geraten.)

Eş anlamlılar: gelangen (ulaşmak), kommen (gelmek)

'ge-' öneki ve 'raten' (tavsiye etmek, tahmin etmek) kelimesinden oluşur. Anlamı 'tavsiye veya kaderle bir yere varmak' gibidir.

Planlamadığınız bir duruma 'düştüğünüzü' hayal edin. Sanki kader size bunu 'tavsiye etmiş' (raten) gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.