Nomen

der Gewahrsam

gözaltı, muhafaza, velayet

Der Verdächtige wurde in Gewahrsam genommen.

Şüpheli gözaltına alındı.

Er nahm die Wertsachen in seinen Gewahrsam.

Değerli eşyaları muhafazasına aldı.

((j-n)) in Gewahrsam nehmen (birini4) gözaltına almak Polis hırsızı gözaltına aldı.

sich in Gewahrsam befinden gözaltında olmak Şüpheli gözaltında bulunuyor.

Eş anlamlılar: Haft (tutukluluk), Verwahrung (muhafaza), Obhut (himaye)

'gewahr' (farkında, dikkatli) ve bir durumu belirten '-sam' ekinden türemiştir. Aslen 'güvenli saklama' anlamına geliyordu.

'wahren' (korumak) fiilini düşünün. 'Gewahrsam', yetkililer tarafından bir kişinin 'muhafaza edilmesi' durumu, yani gözaltıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.