noun

gatekeeper

kapıcı, bekçi, geçit bekçisi

The gatekeeper opened the large iron gates.

Kapıcı büyük demir kapıları açtı.

The editor acts as a gatekeeper for the journal.

Editör, dergi için bir geçit bekçisi görevi görüyor.

((bir/o)) ~ (bir yere girişi kontrol eden kişi) kapıcı The gatekeeper opened the large iron gates.

((bir/o)) ~ ((için)) (bir şeye erişimi kontrol eden kişi) geçit bekçisi The editor acts as a gatekeeper for the journal.

Eş anlamlılar: muhafız, kapıcı, gardiyan, sorumlu

'gate' (kapı) ve 'keeper' (bekçi, koruyucu) kelimelerinin birleşimi. Bir kapıyı 'koruyan' kimse.

Gerçek anlamda bir kapıyı bekleyen birini düşünün, sonra bu fikri bilgi gibi herhangi bir şeye erişimi kontrol eden birine genişletin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.