adjective

meticulous

titiz, kılı kırk yaran, özenli

She is meticulous in her work.

İşinde titizdir.

The report was the result of meticulous research.

Rapor, titiz bir araştırmanın sonucuydu.

((bir işte titiz)) bir faaliyette çok dikkatli She is meticulous in her work.

((bir konuda titiz)) ayrıntılar konusunda çok dikkatli He is meticulous about his appearance.

Eş anlamlılar: careful, thorough, precise; Zıt anlamlılar: careless, sloppy

Latince 'meticulosus' (korkulu) kelimesinden, 'metus' (korku) kelimesinden türemiştir. Başlangıçta 'ürkek' anlamına gelirken, şimdi 'hata yapma korkusuyla aşırı dikkatli' anlamına gelir.

Bir hata yapmaktan o kadar 'korkan' ('metus') birini hayal edin ki her küçük ayrıntıyı kontrol ediyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.