noun

sideline

kenar çizgisi, yan iş, ek iş

The coach shouted from the sidelines.

Antrenör kenar çizgisinden bağırdı.

She has a sideline selling jewelry.

Mücevher sattığı bir yan işi var.

An injury forced him to the sidelines.

Bir sakatlık onu sahalardan uzaklaştırdı.

from the ((sidelines)) kenardan; seyirci olarak He offered advice from the sidelines.

as a ((sideline)) ek iş olarak He works as a teacher, with writing as a sideline.

Eş anlamlılar: (iş) side hustle, part-time job; (spor) touchline

'side' (yan) + 'line' (çizgi) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla bir spor sahasının yanındaki çizgidir. Bu, kişinin ana mesleğinin 'yanında' bir faaliyet anlamına gelecek şekilde genişlemiştir.

Bir futbol maçı düşünün. Ana eylem sahadadır, antrenör ise 'kenar çizgisindedir' (sideline). Bir 'yan iş' de benzerdir - ana oyununuz değildir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.