judge
Çeviri
yargılamak, hüküm vermek, değerlendirmek
Örnekler
Don't judge a book by its cover.
Bir kitabı kapağına göre yargılama.
The court will judge the case next week.
Mahkeme davayı haftaya görecek.
She judged the distance to be about a mile.
Mesafenin yaklaşık bir mil olduğunu tahmin etti.
Dilbilgisi Kalıpları
((sb./sth.)) ((by/on sth.)) (birini/bir şeyi) (bir şeye) göre yargılamak Don't judge a book by its cover.
((sb./sth.)) ((to be sth.)) (birinin/bir şeyin) (bir şey) olduğuna karar vermek She judged him to be honest.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Latince 'iudex' (yargıç) kelimesinden, 'ius' (hak, hukuk) + 'dicere' (söylemek) köklerinden gelir.
Hafıza İpuçları
Yargıç, 'hukuku söyleyen' (ius + dicere) kişidir.