Verb

schlagen

vurmak, dövmek, yenmek, çalmak (saat)

Er schlägt den Nagel in die Wand.

Çiviyi duvara çakıyor.

Mein Herz schlägt sehr schnell.

Kalbim çok hızlı atıyor.

Sie hat ihn im Tennis geschlagen.

Onu teniste yendi.

Die Uhr schlägt Mitternacht.

Saat gece yarısını vuruyor.

((j-n/et4)) birine/bir şeye vurmak Boksör rakibine vuruyor.

((j-n)) ((in et4)) birini bir şeyde yenmek Onu satrançta yendi.

((an/gegen+4)) bir şeye çarpmak Dalgalar kayalara çarpıyor.

Eş anlamlılar: hauen, treffen; Zıt anlamlı: streicheln (okşamak)

Eski Yüksek Almanca'da 'vurmak' anlamına gelen 'slahan' kelimesinden gelir. İngilizce 'slay' (öldürmek) kelimesiyle kökteştir.

'Schlag' sesi, bir kamçının şaklaması veya bir yüzeye vuran bir şeyin sesini çağrıştırabilir. Bir davulcunun davulları 'schlagen' yaptığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.