vor|werfen
Çeviri
suçlamak, kınamak, yüzüne vurmak
Örnekler
Sie wirft ihm seine Faulheit vor.
Onu tembelliğiyle suçluyor.
Was wirfst du mir eigentlich vor?
Beni tam olarak neyle suçluyorsun?
Man warf ihm vor, das Geld gestohlen zu haben.
Parayı çalmakla suçlandı.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-m)) ((et4)) birini bir şeyle suçlamak Ona yalan söylediğini yüzüne vurdu.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: beschuldigen (suçlamak), anklagen (dava açmak)
Etimoloji
Kelimenin tam anlamıyla 'önüne atmak' ('vor-' + 'werfen'). Birinin yüzüne bir suçlama fırlattığınızı hayal edin.
Hafıza İpuçları
Yapıyı unutmayın: birine (Dativ) bir şeyi (Akkusativ) 'vorwerfen'. Suçlama kişiye 'atılır'.