Verb

verderben

bozulmak, mahvetmek, çürümek, yozlaştırmak

Das Essen wird in der Hitze schnell verderben.

Yemek sıcakta çabuk bozulur.

Zu viel Ehrgeiz kann den Charakter verderben.

Çok fazla hırs karakteri bozabilir.

Er hat sich den Magen verdorben.

Midesini bozdu.

Lass dir die Laune nicht verderben.

Keyfini kaçırma.

((et4)) bir şeyi bozmak Çok fazla tuz çorbayı bozar.

(geçişsiz) bozulmak Süt bozulmuş.

((sich3)) ((et4)) kendine bir şeyi bozmak Midemi bozdum.

((j-n)) birini yozlaştırmak Güç, insanları yozlaştırabilir.

Eş anlamlılar: mahvetmek, çürümek, bozmak; Zıt anlamlılar: iyileştirmek, korumak

'ver-' öneki genellikle olumsuz bir sonucu veya yanlış giden bir süreci belirtir. 'derben' kökü 'zarar vermek' anlamına gelen eski kelimelerle ilişkilidir. Dolayısıyla, 'zarar vermek' veya 'yanlış gitmek' anlamına gelir.

'ver-' önekinin genellikle olumsuz bir dönüşümü ifade ettiğini unutmayın. Yiyecekler 'verderben' olur, yani bozulur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.