Nomen

der Vorwurf

suçlama, sitem, kınama, itham

Er machte ihr schwere Vorwürfe.

Ona ağır suçlamalarda bulundu.

Der Vorwurf ist völlig unbegründet.

Suçlama tamamen asılsızdır.

Sie wehrte sich gegen die Vorwürfe.

Suçlamalara karşı kendini savundu.

((birine)) ((bir suçlamada)) bulunmak Ona yalan söylediği suçlamasında bulundu. Er machte ihr den Vorwurf, gelogen zu haben.

((bir suçlamayı)) reddetmek Suçlamayı kesin bir dille reddetti. Er wies den Vorwurf entschieden zurück.

Eş anlamlılar: Anschuldigung (suçlama), Beschuldigung (suçlama), Tadel (kınama)

'vor-' (önüne) + 'werfen' (atmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla, birinin 'önüne bir şey atmak', yani onu suçlamak.

Birinin yüzünün 'önüne' (vor) kelimeler 'atmak' (werfen) hayal edin. Bu bir suçlama veya sitemdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.