Verb

berauben

soymak, mahrum etmek

Man beraubte ihn seines gesamten Vermögens.

Tüm serveti ondan çalındı.

Der Unfall beraubte ihn der Fähigkeit zu gehen.

Kaza onu yürüme yeteneğinden mahrum etti.

((j-n)) ((et2)) birini bir şeyden mahrum etmek Onu parasından ettiler.

Eş anlamlılar: stehlen (çalmak), entwenden (aşırmak); Zıt anlamlılar: geben (vermek), schenken (hediye etmek)

'be-' öneki (bir şeye etki etmek) + 'rauben' (soymak). Kelimenin tam anlamıyla '(birinden) soymak'.

'be-' öneki, mağduru doğrudan nesne (Akkusativ) yapar. Çalınan şey genellikle tamlayan durumundadır (Genitiv), bu hatırlanması gereken önemli bir dilbilgisi kuralıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.