heraus|schälen
Çeviri
kabuğunu soyup çıkarmak, özünü çıkarmak, belirginleştirmek
Örnekler
Es ist schwer, die Kernaussage aus dem Text herauszuschälen.
Metinden ana mesajı çıkarmak zordur.
Der Künstler versucht, eine Form aus dem Stein herauszuschälen.
Sanatçı taştan bir şekil oymaya çalışıyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) ((aus+3)) bir şeyden bir şeyi çıkarmak Metinden ana mesajı çıkarmak zordur.
Benzer Kelimeler
ortaya çıkarmak (herausarbeiten), fark etmek (erkennen)
Etimoloji
'heraus-' (dışarı) ve 'schälen' (soymak) kelimelerinden oluşur. Anlamı 'soyup çıkarmak'tır.
Hafıza İpuçları
Bir portakalı soyarak ('schälen') meyvesini 'dışarı' ('heraus') çıkarma eylemini düşünün. Bu, mecazi olarak bir konunun özünü ortaya çıkarmak için kullanılır.