Verb

klaffen

kocaman açılmak, aralanmak, farklı olmak

Eine tiefe Wunde klaffte in seinem Arm.

Kolunda derin bir yara açılmıştı.

Zwischen Theorie und Praxis klafft eine Lücke.

Teori ve pratik arasında bir uçurum var.

((etw)) klafft (bir şey) aralık kalmak Kapı aralık kalmış.

((zwischen et3)) klafft eine Lücke (... arasında) bir uçurum olmak Fikirler arasında bir uçurum var.

offen stehen (açık olmak), gähnen (esnemek)

'Kluft' (yarık, uçurum) ile ilgilidir ve İngilizce 'cleave' (yarmak) ile kökteştir.

Büyük bir yarığın açıldığı ('klafft') bir uçurum ('Klippe') hayal edin. Kelimelerin sesleri biraz benziyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.