Adjektiv

leidenschaftlich

tutkulu, ateşli, coşkulu, ihtiraslı

Er ist ein leidenschaftlicher Musiker.

O tutkulu bir müzisyen.

Sie küssten sich leidenschaftlich.

Tutkulu bir şekilde öpüştüler.

Er verteidigte seine Meinung leidenschaftlich.

Fikrini tutkulu bir şekilde savundu.

leidenschaftlich + isim: bir isimden önce sıfat olarak. O, tutkulu bir dansçı.

fiil + leidenschaftlich: bir fiili tanımlayan zarf olarak. Tutkuyla şarkı söylüyor.

Eş anlamlılar: begeistert (coşkulu), feurig (ateşli), inbrünstig (içten); Zıt anlamlılar: gleichgültig (kayıtsız), apathisch (duygusuz), kühl (serin)

'Leidenschaft' (tutku) + '-lich' (sıfat eki) kelimelerinden oluşur. 'Leidenschaft' ise 'leiden' (acı çekmek/katlanmak) + '-schaft' (durum bildiren ek) kelimelerinden gelir, yani kelimenin tam anlamıyla 'bir şey için acı çekme durumu'.

Bunu 'leiden' (acı çekmek) ve 'schaffen' (yaratmak) kelimelerinin bir birleşimi olarak düşünün. Bir şeyi tutkuyla yaratmak için onun için 'acı çekmeniz' veya katlanmanız gerekir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.