Verb

schleifen

bilemek, taşlamak, sürüklemek, yıkmak

Er schleift das Messer scharf.

Bıçağı keskinleştiriyor.

Sie schleifte den schweren Koffer hinter sich her.

Ağır bavulu arkasından sürüklüyordu.

Das alte Gebäude wurde geschleift.

Eski bina yıkıldı.

((nesne)) bilemek/taşlamak bir şeyi bilemek Er schleift das Messer.

((nesne)) sürüklemek bir şeyi sürüklemek Sie schleifte den schweren Koffer.

Eş anlamlılar: wetzen (bilemek), polieren (parlatmak), ziehen (çekmek), abreißen (yıkmak)

İki kökeni vardır: biri Proto-Cermence 'kaymak' kelimesinden (bilemek/parlatmak anlamına gelir), diğeri 'sürüklemek' kelimesinden (sürüklemek/yıkmak anlamına gelir).

Ayırt etmek için: hassas bir 'bileme' (schliff) güçlüdür (güçlü fiil). Uzun bir 'sürükleme' (schleifte) zayıftır (zayıf fiil).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.