Adjektiv

träge

tembel, uyuşuk, durgun, ataletli

Nach dem Essen fühle ich mich träge.

Yemekten sonra kendimi uyuşuk hissediyorum.

Der Fluss fließt träge dahin.

Nehir yavaşça akıyor.

Helium ist ein träges Gas.

Helyum asal bir gazdır.

((sein)) + träge tembel/uyuşuk olmak Ayı kışın tembeldir.

((sich)) träge ((fühlen)) kendini uyuşuk hissetmek Bugün kendimi çok uyuşuk hissediyorum.

Eş anlamlılar: faul (tembel), langsam (yavaş); Zıt anlamlılar: aktiv (aktif), fleißig (çalışkan)

'tragen' (taşımak) ile ilgilidir, 'ağır' veya 'yük altında kalmış' hissinden gelir.

Eğer 'tragen' bir yük taşımaksa, 'träge' o yük altında hareket edemeyecek durumda olmaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.