vergönnen
Çeviri
çok görmemek, kıskanmamak, bahşetmek
Örnekler
Ich kann ihm den Erfolg vergönnen.
Onun başarısını ona çok görmüyorum.
Es war ihm nicht vergönnt, sie wiederzusehen.
Onu tekrar görmek ona nasip olmadı.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-m)) ((et4)) vergönnen (birine) (bir şeyi) çok görmemek Onun başarısını ona çok görmüyorum.
Es ist ((j-m)) vergönnt, zu+Inf. (birine) (bir şey yapmak) nasip olmak Onu tekrar görmek ona nasip olmadı.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: bahşetmek, izin vermek; Zıt anlamlılar: kıskanmak, haset etmek
Etimoloji
Pekiştirme ön eki `ver-` + `gönnen` (kıskanmamak, çok görmemek). `gönnen` fiilinin pekiştirilmiş halidir.
Hafıza İpuçları
Anahtar kelime `gönnen`'dir, yani birinin başarısına sevinmek. `vergönnen` bunun daha resmi veya yoğun bir versiyonudur.