Verb

versemmeln

berbat etmek, mahvetmek, yüzüne gözüne bulaştırmak

Er hat die Prüfung total versemmelt.

Sınavı tamamen berbat etti.

Ich habe die letzte Frage versemmelt.

Son soruyu batırdım.

Versemmel das nicht!

Bunu berbat etme!

((bir şeyi)) berbat etmek bir şeyi mahvetmek Bütün projeyi berbat etti.

Eş anlamlılar: vermasseln, vergeigen, verbocken (hepsi 'berbat etmek' için argo); Zıt anlamlılar: schaffen (başarmak), meistern (ustalaşmak)

'ver-' (hata öneki) + 'Semmel' (Güney Almanya'da bir tür ekmek). Argo bir kelime, basit bir şeyi berbat etme fikrinden geliyor olabilir.

Bir 'Semmel' (ekmek) yapmaya çalıştığınızı ve tamamen yanlış gittiğini ('ver-') hayal edin. Onu 'versemmelt' ettiniz. Çok gayriresmi, biraz komik gelen bir kelime.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.