vor|tragen
Çeviri
sunmak, okumak (şiir), çalmak (müzik), devretmek (hesap)
Örnekler
Sie wird ein Gedicht vortragen.
Bir şiir okuyacak.
Der Student trägt sein Referat vor.
Öğrenci raporunu sunuyor.
Der Verlust wurde auf das nächste Jahr vorgetragen.
Zarar bir sonraki yıla devredildi.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-m)) ((et4)) vortragen (birine) (bir şeyi) sunmak/okumak Öğrenci profesöre raporunu sunuyor.
((et4)) vortragen (bir şeyi) sunmak/okumak Bir şiir okuyacak.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
'vor-' (önünde) + 'tragen' (taşımak). Kelimenin tam anlamıyla 'öne taşımak', yani bir dinleyici kitlesine bir şey sunmak.
Hafıza İpuçları
Kelimelerinizi veya performansınızı bir dinleyici kitlesinin 'önüne' ('vor') 'taşıdığınızı' ('tragen') hayal edin.