Verb

zusammen|führen

birleştirmek, bir araya getirmek, kaynaştırmak

Die Firma wird zwei Abteilungen zusammenführen.

Şirket iki departmanı birleştirecek.

Die Ermittlungen führten alle Spuren zusammen.

Soruşturma tüm ipuçlarını bir araya getirdi.

Er hat uns auf der Party zusammengeführt.

Partide bizi o tanıştırdı.

((et4)) bir şeyi birleştirmek Die Firma wird die beiden Teams zusammenführen.

((j-n)) birilerini bir araya getirmek Der Sport führt junge Leute zusammen.

Eş anlamlılar: vereinigen, verbinden, fusionieren; Zıt anlamlılar: trennen, teilen

'zusammen' (birlikte) + 'führen' (yol göstermek, yönetmek) kelimelerinden gelir. 'Birlikte yönetmek' olan kelime anlamı, birleştirme veya kaynaştırma işlevini hatırlamaya yardımcı olur.

Bir orkestra şefinin ('führen') tüm orkestra bölümlerini tek bir müzik parçası oluşturmak için 'zusammen' (bir araya) getirdiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.