Verb

zu|stehen

hakkı olmak, yakışmak, uygun olmak

Das Geld steht dir zu.

Para senin hakkın.

Dieses Recht steht jedem Bürger zu.

Bu hak her vatandaşa aittir.

Das Kleid steht dir gut.

Elbise sana iyi yakışmış.

j-m zustehen birinin hakkı olmak Para senin hakkın. (Das Geld steht dir zu.)

j-m zustehen birine yakışmak Elbise sana yakışıyor. (Das Kleid steht dir gut.)

Eş anlamlılar: gebühren (hakkı olmak), passen (uymak); Zıt anlamlılar: verwehren (reddetmek)

'zu' (için) + 'stehen' (durmak). Kelimenin tam anlamıyla birine 'doğru durmak', bu da ona ait olduğu veya yakıştığı anlamına gelir.

Bir hakkın veya bir eşyanın 'yanınızda durduğunu' ('steht zu dir') hayal edin, yani o sizindir veya size yakışır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.