Präpositionalphrase

an den Tag

gözler önüne, gün ışığına

Er hat großen Mut an den Tag gelegt.

Büyük bir cesaret sergiledi.

Die Wahrheit wird an den Tag kommen.

Gerçek gün ışığına çıkacak.

((bir şeyi)) an den Tag legen (bir özelliği) sergilemek, göstermek Büyük bir cesaret sergiledi.

an den Tag kommen gün ışığına çıkmak Gerçek gün ışığına çıkacak.

ans Licht (bringen/kommen) (gün ışığına çıkarmak/çıkmak)

'an' (yönelme) + 'den' (belirli artikel, eril tekil ismin -i hali) + 'Tag' (gün). Kelimenin tam anlamıyla 'güne', bir şeyi gün ışığına çıkarmayı ima eder.

Bir şeyi karanlıktan çıkarıp herkesin görebileceği 'güne' getirdiğinizi düşünün, yani onu ortaya çıkarmak veya sergilemek.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.