der Ausgleich
Çeviri
denge, tazminat, beraberlik, uzlaşma
Örnekler
Sport ist ein guter Ausgleich zur Arbeit.
Spor, işe karşı iyi bir dengeleyici.
Er erhielt einen finanziellen Ausgleich.
Mali bir tazminat aldı.
Die Mannschaft schoss den Ausgleich.
Takım beraberlik golünü attı.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeye)) denge ein Ausgleich zu et3 Yoga, ofis hayatına iyi bir denge sağlar.
((bir şey)) için tazminat ein Ausgleich für et4 Hasar için tazminat talep ediyor.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: die Kompensation (telafi), die Balance (denge), die Entschädigung (tazminat); Zıt anlamlılar: das Ungleichgewicht (dengesizlik), die Differenz (fark)
Etimoloji
'aus-' (tamamlama belirten) + 'gleich' (eşit) kelimelerinden gelir. Fikir, bir şeyleri 'eşitlemek' veya dengelemektir.
Hafıza İpuçları
Bir terazi düşünün. 'Ausgleich', her iki tarafı da 'gleich' (eşit) yapmak için eklediğiniz ağırlıktır.